Atların Plakası Olmaz – Ediz Altun

Önceden de söylediğim gibi bir kitabın ilgimi çekebilmesi için ilk olarak kapak tasarımının güzel olması lazım. Belki kapak tasarımı bazı kişiler için hiçbir şey ifade etmiyor olabilir ama benim için çok önemli. Kapak tasarımı kötü olup,  içeriği mükemmel olan kitaplar yok mu? Tabi ki var. Belki de kapak çoğu kimse için hiçbir önem arzetmiyor ama benim için işler farklı.

Atların Plakası Olmaz kitabı hem ismiyle hem de kapak tasarımıyla dikkatimi çekti. Bir de yazarın sosyal medya üzerinden sorduğum sorulara içten cevabı tamamen beni kitabı okumaya itti.

Arka Kapak

Günah keçisi kendisi mi seçilmişti yani? Günah keçileri, hep başka insanlar olmaz mıydı? Haberlerde başına kötü şeyler gelen binlerce insan, kendisinden hep çok uzakta değil miydi? Uçak kazalarında veya terör olaylarında hep başkaları ölmez miydi? Hep başkalarının başına düşmez miydi tuğlalar ya da denizde çok açıldıkları için hep başkaları kaybolmaz mıydı? Seller ve depremler hep başka yerlerde olmaz mıydı? Başkalarına çarpmaz mıydı yıldırımlar, göktaşları? Şimdi onlardan biri mi olmuştu

Bu reva mıydı mühendis Kaan’a?

Modern zaman Türkiye’sinde tükenmişliğin ve çözümsüzlüğün pençesinde bir adamın hikâyesi bu. Manipülasyonun gücünü iliklerinize dek hissedeceğiniz, laptop kameralarınıza bant çekmeyi yeniden düşüneceğiniz, bir çırpıda okunacak bir macera.

Yorumum

Bu kitabın beni bu kadar sarabileceğini, bu kadar içine çekebileceğini hiç düşünmemiştim. Ama kitap beni bir alemden başka bir aleme götürdü. Oldukça sürükleyici ve kitabı elinizden bıraktırmayacak derecede güzel yazılmış. Mutlaka okumanız gereken bir kitap.

Yazardan ricam mutlaka bu kitabın devamı gelmeli.

Atlarin Plakasi Olmaz Kitap Kapağı Atlarin Plakasi Olmaz
Ediz Altun
2018-03
272

Günah keçisi kendisi mi seçilmişti yani? Günah keçileri, hep başka insanlar olmaz mıydı? Haberlerde başına kötü şeyler gelen binlerce insan, kendisinden hep çok uzakta değil miydi? Uçak kazalarında veya terör olaylarında hep başkaları ölmez miydi? Hep başkalarının başına düşmez miydi tuğlalar ya da denizde çok açıldıkları için hep başkaları kaybolmaz mıydı? Seller ve depremler hep başka yerlerde olmaz mıydı? Başkalarına çarpmaz mıydı yıldırımlar, göktaşları? Şimdi onlardan biri mi olmuştu

Bu reva mıydı mühendis Kaan’a?

 

Modern zaman Türkiye’sinde tükenmişliğin ve çözümsüzlüğün pençesinde bir adamın hikâyesi bu. Manipülasyonun gücünü iliklerinize dek hissedeceğiniz, laptop kameralarınıza bant çekmeyi yeniden düşüneceğiniz, bir çırpıda okunacak bir macera.

 

mert

Genç yaşlarda bilgisayarla, teknolojiyle tanıştım. Sürekli kendime birşeyler katmak için çaba sarfettim. Teknoloji, kitap, dizi ve sinema delisi olarak bildiklerimi ve yorumlarımı sizlere aktarmaya devam ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir