Bir Adam Girdi Şehre Koşarak – Tarık Tufan

Arka Kapak

Camlardan ölesiye sarkan gündelikçi kadınlar, elindeki eczane poşetleriyle çaresiz bekleyen yaşlı adamlar, pazar yerlerinden artık toplayanlar, eskimiş kıyafetleriyle düğün salonlarında şarkı söyleyenler, sefer tasından utanan genç adam ve diğerleri.

Şehrin ötekileri yani.

Biraz Raif Efendi, biraz Maria Puder, Sartre, Bachelard, Anna ve biraz Kudüs.

“Yaşamak da sana dair uzayıp giden bir özleme dönüşüyor.”

Karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir şehirde hayatta kalabilmek için her şey.

Büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulabilmek için yani.

Tarık Tufan, “Bir Adam Girdi Şehre Koşarak” kitabında her şey hızla akarken, yavaş gidenleri, yorulanları, rekabete güç yetiremeyenleri ve onların mekanlarını anlatıyor.

Yorumum

Tarık Tufan’ı hep merak etmiştim fakat bir türlü alıp okumak nasip olmamıştı. Kitapyurdu’nda set olarak indirimli satıldığını görünce hemen aldım. Normalde set olarak kitap almayı pek sevmem. Özellikle daha önceden hiç okumadığım bir yazarsa. Ama yine de riski alarak kitapları satın aldım. Setten genel anlamda memnun oldum. Arada beğenmediğim kitaplar olmadı mı? Tabi ki oldu. Misal bu kitabını çok beğenmedim.

İnsan zekâsıyla değil kalbiyle uçmayı öğrenebilir…

Bu kitap bir çok denemeden oluşuyor. Bu yüzden kitabın konusuyla alakalı bir şey söyleyemiyorum. Okurken bazı bölümlerde oldukça sıkıldım. Sanki sayfa sayısı artsın diye öylesine yazılmış gibiydiler. Bazı bölümlerden de oldukça fazla etkilendim.

Bir Adam Girdi Sehre Kosarak Kitap Kapağı Bir Adam Girdi Sehre Kosarak
Tarik Tufan
1 September 2010
120

Camlardan ölesiye sarkan gündelikçi kadınlar, elindeki eczane poşetleriyle çaresiz bekleyen yaşlı adamlar, pazar yerlerinden artık toplayanlar, eskimiş kıyafetleriyle düğün salonlarında şarkı söyleyenler, sefer tasından utanan genç adam ve diğerleri.

Şehrin ötekileri yani.

Biraz Raif Efendi, biraz Maria Puder, Sartre, Bachelard, Anna ve biraz Kudüs.

Karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir şehirde hayatta kalabilmek için her şey.

Büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulabilmek için yani.

Tarık Tufan, "Bir Adam Girdi Şehre Koşarak" kitabında her şey hızla akarken, yavaş gidenleri, yorulanları, rekabete güç yetiremeyenleri ve onların mekanlarını anlatıyor.

mert

Genç yaşlarda bilgisayarla, teknolojiyle tanıştım. Sürekli kendime birşeyler katmak için çaba sarfettim. Teknoloji, kitap, dizi ve sinema delisi olarak bildiklerimi ve yorumlarımı sizlere aktarmaya devam ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir