Hikayem Paramparça – Emrah Serbes

Arka Kapak

“Annemin öldüğünü anlatma, onun etkisi altında olduğum için kendisini sevdiğimi düşünmesin.”
“Tamam Galip.”
“Karanlıkta uyuyamadığım için gece lambasını açık bıraktığımı anlatma, beni ottan boktan korkan biri zannetmesin.”
“Tamam Galip.”
“İlk defa âşık olduğumu anlatma, beni bu konularda tecrübesiz biri zannetmesin.”
“Tamam Galip.”
“Geçen sene el frenini çekmeyi unutup Kartal’ı boklu dereye yuvarladığımızı anlatma. Malının kıymetini bilmeyen biri olduğumu düşünmesin.”
“Tamam Galip.”
“Babamın orospu çocuğu olduğunu anlatma. Onu bizzat ben anlatmak istiyorum.”
“Tamam Galip.”

Kendimizi özgür zannediyoruz oysaki sadece ipimizi biraz uzun bırakmışlar. Sınırlara gelince fark ediliyor bu. Dışarı çıkmak isterken kendini cama vurup duran yarı delirmiş karasinekler gibiyken. Sadece geceleri, yapayalnız ve yalınayakken anlaşılabilecek şeyler var.

Gecenin ilk müşterisi olan, sabahçı kahvelerinde, çorbacılarda ayılan genç adamlar. Bazen en anlamsız yüzü yaşamanın ve bazen yel değirmenini arayan içli bir hatıra. Henüz ölmemişler ve ölümle tanışmamışlara yazılmış hikâyeler… Namluya sürülmüş küfür… Büyümemiş bir çocuk… Pati yapan arabalar, yutkuna yutkuna dinlenen şarkılar ve hayattan meseleler. Kutlanan yenilgiler, “hayat kerpiçten bir gökdelen sevgili kardeşim, yanlış bir parantezde yaşıyoruz. Bırak konuşalım, iki çift laf edelim, yüz yüze bakıyoruz…”

Emrah Serbes, hayatı kendine katık eden, sokaktan çağlayan bir sesle yeraltının dumanını anlatıyor bize. Bitmez bir ergen öfkesiyle kuyuya düşmüş çocuklara sesleniyor.

Emrah Serbes’ten parça parça anlar, parça parça anılar, paramparça hikayeler…

Yorumum

Emrah Serbes‘ten yine mükemmel bir eser. Zaten yazarı bir kere okuduktan sonra tüm kitaplarını okumak istiyorsunuz. O kadar güzel bir dili var ki sizi sıkmıyor. Okudukça elinizden bırakamaz hale geliyorsunuz.

Emrah Serbes adı bu sıralar daha da popüler hale geldi. Maalesef kötü bir olayla durum bu hale geldi. Keşke olmasaydı.

Babam fabrikadan aldığı maaşın yarısıyla yirmi sene boyunca taksit ödeyip İnan Yapı Kooperatifi’nden bir daire sahibi oldu. Taksitlerin bittiği ay deprem oldu, ev yıkıldı. Tek yumrukla nakavt. Her zaman böyle olur. Mutlu olmak için bir sürü faktörün bir araya gelmesi gerekir. Mutsuzluk için tek neden yeter.

Emrah Serbes kitaplarını okuyunca kendinizi hayal aleminin içinde buluyorsunuz. Bazı sayfalara belki 10 dakika bakakalıyorsunuz. Çünkü kendinizden bir iz görüyorsunuz, bir anı, bir hatıra.

Kitap hakkında oldukça fazla eleştiri var. Fakat bence bu eleştirilerin çoğu yersiz. Kitaptaki hikayelerin daha önce bir websitesinde yayınlandığı ve bundan dolayı kitap haline getirilmesinin anlamsız olduğu söyleniyor. Herkes websitesinde görmemiş olabilir, bu yüzden basılı hale gelmesi bence çok güzel olmuş.

Özet olarak; kesinlikle okumanız gereken bir kitap. Ölmeden önce okunması gereken kitaplar listesine girebilecek seviyede.

Hepinize iyi okumalar.

Hikayem Paramparca Kitap Kapağı Hikayem Paramparca
Emrah Serbes
Authors, Turkish
1 June 2012
176

"Annemin öldüğünü anlatma, onun etkisi altında olduğum için kendisini sevdiğimi düşünmesin."
"Tamam Galip."
"Karanlıkta uyuyamadığım için gece lambasını açık bıraktığımı anlatma, beni ottan boktan korkan biri zannetmesin."
"Tamam Galip."
"İlk defa âşık olduğumu anlatma, beni bu konularda tecrübesiz biri zannetmesin."
"Tamam Galip."
"Geçen sene el frenini çekmeyi unutup Kartal'ı boklu dereye yuvarladığımızı anlatma. Malının kıymetini bilmeyen biri olduğumu düşünmesin."
"Tamam Galip."
"Babamın orospu çocuğu olduğunu anlatma. Onu bizzat ben anlatmak istiyorum."
"Tamam Galip."

Gecenin ilk müşterisi olan, sabahçı kahvelerinde, çorbacılarda ayılan genç adamlar. Bazen en anlamsız yüzü yaşamanın ve bazen yel değirmenini arayan içli bir hatıra. Henüz ölmemişler ve ölümle tanışmamışlara yazılmış hikâyeler... Namluya sürülmüş küfür... Büyümemiş bir çocuk... Pati yapan arabalar, yutkuna yutkuna dinlenen şarkılar ve hayattan meseleler. Kutlanan yenilgiler, "hayat kerpiçten bir gökdelen sevgili kardeşim, yanlış bir parantezde yaşıyoruz. Bırak konuşalım, iki çift laf edelim, yüz yüze bakıyoruz..."

Emrah Serbes, hayatı kendine katık eden, sokaktan çağlayan bir sesle yeraltının dumanını anlatıyor bize. Bitmez bir ergen öfkesiyle kuyuya düşmüş çocuklara sesleniyor.

Emrah Serbes'ten parça parça anlar, parça parça anılar, paramparça hikayeler...

mert

Genç yaşlarda bilgisayarla, teknolojiyle tanıştım. Sürekli kendime birşeyler katmak için çaba sarfettim. Teknoloji, kitap, dizi ve sinema delisi olarak bildiklerimi ve yorumlarımı sizlere aktarmaya devam ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir