İnadım İnat – Yılmaz Vural

Kendimi bildim bileli severim Yılmaz Vural’ı. Hep çok şanssız olduğundan bahsedilir. 3 büyüklerin başına bir türlü geçememesinden bahsedilir. Bir de hayatını okuyayım dedim. İyi ki de demişim. Gerçekten çok güzel bir kitap olmuş. Tüm şeffaflığıyla tüm hayatını anlatmış hocamız.

Arka Kapak

Çin Radyo ve Televizyonu’nda futbol maçı yorumlayan kaç teknik adam tanıyorsunuz? Ya da orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak gittiği Almanya’da, eğitim sistemine kızarak, kaybedeceğini bildiği halde bir Don Kişot gibi savaşan ve kazanmayı başaran? Mesleği için yaptığı fedakârlıklar sonucu Alman Futbol Federasyonu’nun jest olarak yıllık ders programını öğrencisinin programına uydurduğu kaç kişi tanıyorsunuz? Futboldaki mevkii “oyun kurucu” olmasına rağmen, hayattaki mevkii ¨hayal kurucu¨ oldu fakat diğerlerinden farklı olarak kurduğu hayalleri hep bir oyun sistemine oturttu ve onların peşini asla bırakmadı. Futbolu hep ikinci planda tuttu, çünkü onun için insan daima ön plandaydı. O hep özgür ve onurlu bir adam olmayı tercih etti; bu tercihin sonuçlarına da katlandı. Bu kitapta; caps’lere konu olan; popüler kültürün, onu sahadaki halleriyle gündeme getirmeye çalıştığı bir futbol adamını değil, hayalleri olan bir insanın hayatta kalma mücadelesini, korkularını, çabalarını, sevgisini, hayal kırıklıklarını, dostluklarını, ama en önemlisi trajikomik maceralarını bulacaksınız.

Yorumum

Kitabı mutlaka okumanızı öneririm. Hayatını kendi kaleminden okumak bana gerçekten çok keyif verdi. Yılmaz hocanın müezzinlik, futbolculuk, teknik direktörlük dışında bir de yazarlık yeteneği varmış.

Yılmaz hoca candır ya. Bir başkadır. Bizden birisidir. İçimizden birisidir. Sen neymişsin be Yılmaz hoca dedirtti bana defalarca. Bir insan bu kadar mı şanssız olur? Bu kadar mı bahtı kapalı olur? Umarım bundan sonra şans hep yüzüne güler hocam. Allah yolunu bahtını açık etsin.

 

Düzenleme: Kaleme alan Orhan Bahtiyar.

İnadım İnat Kitap Kapağı İnadım İnat
Yılmaz Vural
Biyografi
2017
288

Çin Radyo ve Televizyonu’nda futbol maçı yorumlayan kaç teknik adam tanıyorsunuz? Ya da orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak gittiği Almanya’da, eğitim sistemine kızarak, kaybedeceğini bildiği halde bir Don Kişot gibi savaşan ve kazanmayı başaran? Mesleği için yaptığı fedakârlıklar sonucu Alman Futbol Federasyonu’nun jest olarak yıllık ders programını öğrencisinin programına uydurduğu kaç kişi tanıyorsunuz? Futboldaki mevkii “oyun kurucu” olmasına rağmen, hayattaki mevkii ¨hayal kurucu¨ oldu fakat diğerlerinden farklı olarak kurduğu hayalleri hep bir oyun sistemine oturttu ve onların peşini asla bırakmadı. Futbolu hep ikinci planda tuttu, çünkü onun için insan daima ön plandaydı. O hep özgür ve onurlu bir adam olmayı tercih etti; bu tercihin sonuçlarına da katlandı. Bu kitapta; caps’lere konu olan; popüler kültürün, onu sahadaki halleriyle gündeme getirmeye çalıştığı bir futbol adamını değil, hayalleri olan bir insanın hayatta kalma mücadelesini, korkularını, çabalarını, sevgisini, hayal kırıklıklarını, dostluklarını, ama en önemlisi trajikomik maceralarını bulacaksınız

mert

Genç yaşlarda bilgisayarla, teknolojiyle tanıştım. Sürekli kendime birşeyler katmak için çaba sarfettim. Teknoloji, kitap, dizi ve sinema delisi olarak bildiklerimi ve yorumlarımı sizlere aktarmaya devam ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir